Aikido Nedir ?

image526

Aikido

 

 Aikido’nun kökeni 11. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Diğer savaş sanatlarından farklı olarak Aikido saray çevresinde ortaya çıktı. Saray çevresindekilerin savaşırken karşılaştıkları temel sorun, düşmanlarının da tıpkı kendileri gibi zırhlı olmasıydı. Bu yüzden General Minamoto Yoshimitsu zırhların açık ve bağlantı bölgelerine yönelik özel bir savaş sanatı olan ve ani burkmalar, kaldıraç ve atış teknikleri içeren klasik Aiki-Jutsu’yu geliştirmiştir. 20.yy başlarında büyük usta Morihei Ueshiba tarafından Aikijutsu teknikleri geliştirilip modernize edilmiş, felsefi boyutu zenginleştirilmiş ve Aikido adı verilmiştir 

Şirketler için Aikido

 

Şirketlerin “Karlı ve Sürdürülebilir Büyüme Hedefleri”ne ulaşmasında en önemli faktör, insan kaynağı yani yöneticileri ve kilit personeldir.

Bu yöneticilerin daha önce almış oldukları pek çok kişisel gelişim eğitimlerine (Motivasyon, Koçluk, Problem Çözme Teknikleri vb.) ilave olarak, günümüz rekabet şartlarının bir savaş ortamını andırması nedeniyle, Aikido ile Yapılan katma değeri  yüksek çalışmalara ihtiyaç duyulmuştur.

Bu kapsamda, Aikido felsefesi ile iş yaşantısını bağlayarak; fiziksel aktiviteyi de baz alan bu deneyimleri, farklı bir yöntemle ve daha kalıcı olarak kazandırmayı amaçlamaktadır

Bu noktada yöneticileri rekabet karşısında savunma, stres altında doğru karar verebilme, doğru stratejiler kurgulayabilmek için analiz yeteneklerini ve sezgilerini kullanmalarını sağlama ve keskinleştirme üzerine dizayn edilmiştir.

  • Rakibini iyi analiz edebilmek savaşta beklenmeyene hazır olmak ve ilk hamlenin nereden geleceğini tahmin etmek
  • Karar verme sürecinde hızlı olmak
  • Stres altında doğru karar verebilme yeteneğini en üst seviyeye çıkartmak
  • Kendisinin ve rakibinin güçlü ve zayıf yönlerini analiz edebilmek  hamlelerini buna göre planlamak
  • Farklı durum ve profiller karşısında esnek davranabilmek
  • Hesaplanılabilir riskler almak
  • Korku, endişe, kararsızlık gibi duyguları kontrol edebilmek,

becerilerini kazanacak ya da üst seviyeye çıkartacaktır. Tüm bunları yaparken çok eğlenecek olduğunu da eklemeliyiz.

Çocuklar Neden Aikido Yapmak İsterler?

 Çocuğunuzun üstün fiziksel yeteneklerinin olmasını, karşısına çıkan en güçlü düşmanı bile bir hamlede alt edebilmesini, kısacası kimsenin ona zarar veremediği güçlü bir kahraman olmasını istersiniz… Bunu hangi ana baba istemez ki… Ama bunun yolu doğa üstü yeteneklere sahip olmak değildir… Ya da savaş sanatları ustası olarak karşısına çıkan herkesin kemiklerini kırmak, dehşet salmak hiç değildir… Çünkü her zaman herkesten daha güçlüsü mutlaka vardır. Ve en önemlisi insan en zayıf noktası kadar güçlüdür. Yani Jet Li’nin de gözüne parmağınızı sokarsanız canı acır ve etkisiz hale gelir! 

Peki Neden Aikido Yapacak Çocuklarımız?

 Bu sorunun cevabını vermeden kısaca aikido hakkında bilgi verelim..
İnsan en zayıf noktası kadar güçlüdür sözü bir aikido temelidir. Peki aikido nedir? Aikido ‘’Sevgi Yolu’’ diye Türkçeleştirilmiştir… Bir sabır, akıl ve uyum yoludur…

Hayatınızın sonuna kadar sürer.. Bu yolda bedenimizi, ruhumuzu tanır, onları işbirliği içinde kullanmayı öğreniriz….Ve doğru zamanda, doğru yerde, doğru hareketi yaparak hayatta kalmayı başarırız…

Aikidonun Felsefesi

 Hala sorunuzun cevabını bekliyorsunuz değil mi… Çocuklarımız niye aikido yapacak… Kendilerini efendilerine adayan ve ölümü göze olarak savaşan Japon samuraylarının savaş sanatının çocuklarımızla ne ilgisi var?

Cevabı Aikidonun yaşam felsefesinde…

Bu yaşam yolununun çocuğunuza hayat boyu bir adım önde olma yolunu açacak faydaları var…

 

Aikidocunun Hedefi Kendini Geçmektir

Aikido hem teklik hem de birlik ilkelerini aynı anda uygulamanızı sağlar… Aikidocu tatemide (antrenman alanı) tektir. Sadece kendine güvenir, kendiyle yarışır… Hedefi kendini geçmek, her geçen gün biraz daha gelişmek ve kendini tanımaktır.

Aynı zamanda da bir grup içindedir. Teknik yapmak için arkadaşlarıyla uyum içinde hareket etmek, onların zayıf ve güçlü yönlerini gözlemlemek, onlarla iş birliği içinde olmak zorundadır…

Gerçek Güç Akıl ve Tekniktir

Aikidocu anterman sırasında hem atak yapan, hem de atağı karşılayan olmayı öğrenir.

En önemlisi şiddetin kendi vücuduna ve başkasına nasıl zarar vereceğini görür. Gerçek gücün kaba kuvvet değil, akıl ve teknik olduğunu anlar… Çok güçlü bir adamı minicik sıska bir kadının alt edebilmesi çocuklar için yeterince tatmin edici bir örnektir!

Çocuklar Gözlemleyerek Öğrenirler

Çocuklara uzun konferanslar çekmenin, felsefi konuşmalar yapmanın, öğütler, hatta bazen cezalar vermenin bir faydası olmaz. Onlar dinleyerek değil, gözlemleyerek öğrenir ve davranış şekilleri geliştirirler… Aikido antrenmanları bunun için en uygun yer olacaktır…

Minik Samuraylar

Bizim dojomuzun minik samurayları da savaşçıdır ama onlar kendileri kendilerine adarlar… Mutlu olabilen, mutlu edebilen, kendisiyle barışık, zorluklara rağmen hayatta güçlü adımlarla ilerleyen, başarılı insanlar olabilmek için mücadele etmeyi öğrenirler…

Kız Çocukları

Kız çocukları için çoğu zaman savaş sanatı uygun görülmez… Doğaları gereği erkeklerle aralarındaki fizik farkı da bir arada böyle bir çalışma yapmalarına pek uygun olmaz. Diğer uzakdoğu savaş sanatlarında kızlar ve erkekler ayrı ayrı çalışır, ayrı guruplar halinde yarışırlar… Aikido farklı bedenlerin uyumunu amaçlar. Fiziksel güce dayanmaz. Teknik, zeka daha önemlidir. Bu yüzden cinsiyet ya da yaş engeli yoktur…

Kız Çocukları Kendilerini Korumayı Öğrenmeli

Kız çocukları aikido yapabilir hatta esneklikleri ve kıvrak zekalarıyla birçok erkekten daha da iyi olabilirler! Ayrıca kendini korumayı öğrenmek, mücadeleci olmak hiç kimseyi erkek Fatma yapmaz. Erkeksi tavırlara yönlendirmez… En azından bizim dojomuzda kızlar kız gibi, erkekler erkek gibi davranarak aikido yaparlar! Nazlı, kırılgan, ürkek kız çocukları yerine kendine güvenen, sağlıklı, hemcinsleriyle olduğu gibi karşı cinsle de kaynaşabilen kız çocukları hayat mücadelesinde daha güçlü olacaktır…

Aikido Tehlikeli Değildir

İyi ama çocuğum zarar görürse diyenler olacaktır. Birçok insan için savaş sanatı ve çocuklar bir arada anılınca hoş bir etki yapmaz…

Doğru bir eğitim ve sensei ile aikido basketbol ya da futboldan daha tehlikeli değildir.

Biz çocuklarınıza bedenlerini nasıl sakatlayacaklarını değil nasıl koruyacaklarını öğretiyoruz…

Bizim Dojomuz Çocuklara Ne Verir

Öncelikle şunu belirleyelim…

Beş ile on yaş gurubundaki çocuklara yönelik aikido, aikidoya giriş niteliğindedir. On yaş ve üstü için uygulanan eğitimle çok farklıdır.

Antrenman amaçlı bile olsa derste aikido teknikleri uygulanırken şiddet hissi uyandırması bu yaş gurubu çocuklar için uygun değildir. Saldırı, savunma, antrenman için bunları uygulama sözcüklerini yorumlayarak aikido tekniklerini algılamalarını beklemek yanlış olur…

Biz çözümü şiddette arayan, gözünü kan bürümüş çocuklar yetiştirmek hevesinde değiliz… Onun için çocuk psikolojisinin bu kavramları yorumlayabildiği, sensei tarafından yapılan açıklamaları kavrayabildiği döneme kadar farklı bir çalışma uygulamak daha akılcıdır…

Peki bu uygulama nedir?
Aslında aikidonun temeli olan duruş (kamae), nefes ve düşüşlerdir(ukemi)…

Ukemi Denen Düşüş Teknikleri

Aikido tekniklerinin başarıyla uygulanması doğru durmaya, doğru nefes almaya ve teknik sırasında doğru düşebilmeye bağlıdır. Birçok Japon dojosunda iki yıl boyunca sadece ukemi çalıştırılır. Çünkü ukemi denen düşüş tekniklerini bilmeyen biri aikido yapamaz. Bunu sözle anlatmak zor tabi…

Bir antrenmanımıza izleyici olarak katılırsanız ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız…

Aslında aşağıda yazanların hepsininin bir anlam ifade etmesi için en iyisi anlattıklarımızı görmeniz…

Aikidonun Fiziksel Faydaları

Aikidonun fiziksel faydalarıyla başlayalım… Teknikler ve düşüşler uzun kas çalıştırmaya yöneliktir. Estetik ve esnek bir vücut formu sağlar… Bedensel zamanlama yeteneğini geliştirir. Bedenle beynin iletişim kurmasını sağlar… Fotografik hafızayı güçlendirir. Vücudun belirli bir bölgesini ön plana çıkarıp, geri kalanını ihmal etmez… Aikidoda vücudun tüm kasları ve eklemleri önemlidir ve her antrenmanda hepsini çalıştırmak amaçlı hareketler yapılır…

Disiplin Problemi Olan Çocuklar

Uyumsuz, isteklerinde aşırı ısrarcı, disiplin problemi olan çocuklar Senseiye ve arkadaşlarına uyum göstermedikçe ve disiplinli olmadıkça hiçbir şey öğrenemeyeceklerini uygulamalı olarak fark ederler. Anne, babanın müdahalesi olmaksızın, tek başlarına kendilerini ve davranışlarını daha iyi şekilde gözlemlerler, bir süre sonra mutlaka olumlu yönde gelişme gösterirler.

İçe Dönük Çocuklar

çe dönük, hayata karşı cesaretsiz, fiziksel olarak çelimsiz çocuklar genellikle kendilerini eve kapatır, iç dünyalarına sığınarak yaşamak isterler. Aikido hiç öyle değilmiş gibi görünse de bu çocuklar için de doğru seçenektir… Başta anne ve babanın desteği ve yönlendirmesi gerekebilir. Birkaç antrenman sonra çocuğunuzun kendine güvenini kazandığını göreceksiniz… Çünkü her insanın güçlü bir yönü vardır. Aikido bunu keşfetmesini sağlar. Hem de fiziksel üstünlüğün hayatta çok da önemli olmadığını teknik ve disiplinli çalışmanın daha değerli olduğunu uygulamalı olarak görecektir…

Dağınık Çocuklar

Dağınık, tembel, unutkan çocukların bu davranışları genelde anne ve babaya tepki olarak başlar ve zamanla onların kişiliklerinin bir parçası olur… Antrenman yaparken bu durumu değiştirmek zorundalar…

Gösterileni öğrenmek ve aklında tutmak için dikkatini geliştirir, hafızasını güçlendirir… Fiziksel aktivite içinde olması onu canlandırır, tembelliğini, uyuşukluğunu atar… Antrenman çantasını hazırlamak, aikido kıyafetlerinin temiz olmasına dikkat etmek, ve kıyafetin bir parçasını unutmamak gibi görevleri olacaktır… Böylece düzenli olmaya doğru bir adım atar…

Saldırgan Çocuklar

Sinirli, saldırgan, aşırı hareketli çocuklar için aikido bulunmaz bir nimettir! Antrenmanlarda vücudumuzun ne kadar güçlü aynı zamanda da ne kadar güçsüz olduğunu, düşünmeden yapılan bir hareketin nelere mal olacağını görecektir… Ayrıca karşısındakine ne kadar sert ve kötü davranırsa hareketlerde o kadar başarısız olacağını hayretle fark edecektir.

Aikidoda da hayatta da en önemli şey esnek, sabırlı ve yapıcı olmaktır… Çocuğunuz da bunu anlayacaktır… Ayrıca bol miktarda efor sarf edeceği için rahatlayacak, sakinleşecektir…

Yetmişiki Derde Deva Vardır

İçinizden yetmiş iki derde deva şifalı ot mu bu mübarek aikido, iyice abarttınız diyebililirsiniz…

En basit örnekle abartmadığımızı açıklayalım… Antrenmana başlamadan önce minderleri öğrenciler ve sensei birlikte sererler. Antrenman bitince de toplarlar… Antrenman başlamadan önce rahatlama, grupla kaynaşma, günün düşüncelerinden ve akışından arınıp kendini antrenmana hazırlamayı sağlar. Antrenman bitiminde de yapılan teknikleri düşünmek, dinlenmek ve tekrar günlük hayata dönmek için bir geçiştir… Tabi bu noktaya gelmek için çok minder serip toplamak gerekir!

Sorumluluk Bilinci Sağlar

Başlangıçta çocuğunuzu disiplinli, gurupla uyumlu bir şekilde hareket etmeye yönlendirir. Sorumluluk bilinci sağlar.

Minderi sermek ve toplamak bile bu kadar derin anlamlar içerdiğine göre aikidoya güvenin!

Bu yazı sadece fikir sahibi olmanız için… Antrenmanlarımıza gelin görün, hatta siz de deneyin… Ancak o zaman bu satırlar bir anlama kavuşacaktır…

Sensei

Sensei çocuğunuza evdeki gibi uzun konferanslar çekmez, kaprislerine katlanmaz, pazarlık etmez, baskı yapmaz… Sadece eğitir. Çocukları birey olarak kabul ederek, onların gururunu kırmadan, sorumluluk yükleyerek eğitir… Çocuklar teknikleri uygularken birbirini korumayı, liderliği, lidere uyumu, ekip olmayı, tek başına karar vermeyi, yenilmekten korkmanın saçmalığını, önemli olanın mücadele olduğunu, ilerlemenin ve öğrenmenin hayatımızın sonuna dek sürmesi gerektiğini, kibri, gücü törpülemeyi de öğrenirler… Üstelik sensei bu eğitimi beş, on yaş sınıfları için eğlenceli bir oyun halinde sunar… Tüm bunları yaparken senseinin kullandığı tek şey aikidodur, tabi bir de yeteneği!

Her Senseinin Bir Tarzı Vardır

Bizim senseimiz için önemli olan çocukların antrenmandan mutlu ve kendine güvenen çocuklar olarak ayrılmasıdır. Çünkü hayatta başarıyı sadece kendine güvenen ve mutlu olan insanlar yaşar…

Senseimiz bir çocuğa kazandırılacak en değerli öğretinin sevgi ve karşındakinin varlığına değer verme olduğuna inanır. Onun için bizim antrenmanlarımız selamlaşmadan sonra sensei ile kucaklaşmayla biter.